Ramazan Bayramı Hakkında Herşey
71 kategori 275 haber 140 yorum
Zekeriyya (a.s.) son derece cömerti ve kendi el emeği ile maisetini temin ederdi. Bir keresinde bir inşaat işinde çalışıyordu. Çalışma arasında, ancak kendisine yetecek kadar ekmek getirdiler.
Zekeriyya (a.s.) kendisine verilen ekmeği yerken, yanına başkaları da geldi. Zekeriyya (a.s.) onları yemeğe dâvet etmedi. Onun cömertliğini bildikleri için, gelenler, bu tutuma şaştılar. Zekeriyya (a.s.) ekmeğini bitirdikten sonra, şu açıklamayı yaptı:
'Ben burada gündelikle çalışıyorum. Bana düşen işi gereği gibi yapabilmem için, bu ekmeği verdiler. Aldığım ekmeği hep beraber yesek, size de bana da yetmeyecek. Ve ben, verimli sekilde çalışamayacağım. İs sahiplerinin hakkı üzerimde kalacak. İste bunun için sizi yemeğime dâvet etmedim.'
Hakperest bir insan, Allah Teâlâ'nin bahsettiği nûr ile, böyle ince düşünür. Yemege dâvet bir fazilet ise, işinde gereği gibi çalışmak da bir farzdır. İşinde zayıflık, farzda noksanlık iken, dâveti terk etmek fazilette noksanlıktır.
Farzın yanında faziletin hükmü kalmaz. Zira, 'Def'-i mazârrat, celb-i nef'a râcihtir.'
|
|
|
|